Gayrimenkul sektöründe kalite ve yenilik konusunda öncü konumda olan DAP Gayrimenkul Geliştirme, sektöre yeni bir soluk getirerek Emlak Konut güvencesiyle satışa sunduğu Ataşehir 173 projesinde dikkat çekici bir finansman modeli uygulamaya başladı. Bu projede, tasarrufa dayalı faizsiz finansman sistemiyle alıcılar, kişisel mali durumu gözetilerek geliştirilmiş kontrollü ve planlı bir ödeme planı aracılığıyla, kira öder gibi ev sahibi olma fırsatı yakalıyorlar. DAP Yapı, bu modeli sadece bir proje ile sınırlı tutmayıp tüm projelerinde yaygınlaştırarak, sektörde devrim niteliğinde bir adım atmış oluyor.
Projede kullanılan tasarrufa dayalı faizsiz finansman sistemi, Emlak Katılım Tasarruf Finansman Şirketi aracılığıyla düzenlenmiş olup, tüketicilere yüksek faiz yükü olmadan ödemelerini planlama imkanı tanıyor. Kalan tutar, toplamda iki eşit parça halinde, ilk 30 ay ve ardından 60 ay boyunca faizsiz ve kefilsiz şekilde ödenebiliyor. Bu sistem sayesinde kullanıcılar, kendi evlerini alırken aynı zamanda ekonomik açıdan da önemli bir avantaj sağlıyorlar. Ataşehir 173’ün modern ve minimalizmi ön plana çıkaran “Sessiz Lüks” yaşam anlayışı, projenin estetik ve fonksiyonel değerini artıran önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.
Proje, özellikle az katlı yatay mimarisi ve Doğu ile Batı Ataşehir’in kesişim noktası konumuyla dikkat çekiyor. Stratejik konumuyla bölgedeki yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen Ataşehir 173, sadece şehir hayatının dinamizmiyle değil; aynı zamanda doğayla iç içe yaşam sunmasıyla da fark yaratıyor. Çevresindeki geniş yeşil alanlar, peyzaj düzenlemeleri ve açık hava yaşam alanlarıyla sakin ve dengeli bir yaşam alanı sağlayan proje, sağlıklı yaşamı destekleyen wellness alanlarıyla da öne çıkıyor. Kapalı yüzme havuzları, spor ve dinlenme alanlarının yer aldığı bu yapılar, sakinlerin günlük yaşamında sağlıklı ve huzurlu bir ortam sunmaya devam ediyor.
Ek olarak, bina ve yaşam alanlarının dayanıklılığı ve estetiği, yüksek mühendislik standartları ve kaliteli malzeme kullanımıyla sağlanıyor. Bu sayede uzun yıllar kullanılabilecek ve yapısal açıdan güçlü bir yaşam alanı ortaya çıkıyor. İstanbul’un iki yakası arasındaki stratejik bağları güçlendiren Ataşehir 173, yürüme mesafesinde yer alan önemli noktalar ve ulaşım ağlarıyla da şehir içi erişimi kolaylaştırıyor. Böylece, sakinler hem iş hem de sosyal hayatlarını daha konforlu bir şekilde sürdürebiliyorlar. Bütün bu özellikler, projenin sadece bir konut değil, aynı zamanda yaşam kalitesini artıran bütüncül bir yaşam alanı olduğunu gösteriyor.
